AKP'nin Yarattığı Mutlak Yoksullaşma

AKP'nin Yarattığı Mutlak Yoksullaşma

"He who sows the wind shall reap the whirlwind"

Author

Yıldırım Koç

Yıldırım Koç

Yıldırım Koç is a Turkish economist and writer known for his academic and unionist work on labor history, trade unionism, and social policy.

Read more

ISBN : 978-625-7766-33-3

Dimension : 13x19,5 cm

Page Count : 144

Preparer : M. Serdar Kayaoğlu

List Price : 190 TL

In Stock

Index

  • Sunuş
  • “İnsanların”  kısa vadeli çıkarları ve mutlak yoksullaşma dönemi - Türkiye’nin toplumsal - siyasal geleceği ve işçi sınıfı - bir mutlak yoksullaşmanın eşiğindeyiz.
  • Giriş
  • AKP’nin azalan oy oranı - Gözden kaçan zenginliğimiz: Kitle mücadelesi - Yeni bir eylemlilik dönemi mi? - İşlerin kötü gitmesi ne demektir? - Mutlak yoksullaşma, işçinin oturduğu minderin tutuşmasıdır .
  • I. TÜRKİYE İŞÇİ SINIFININ NİCEL ve
  • ÖRGÜTSEL DURUMU
  • II. HALKIN HAYAT STANDARDINDA ‘YÜKSELİŞ’
  • AKP DÖNEMİNDE “ MUTLULUK ’ ARAÇLARI
  • 1. Kredi Kartı ve Tüketici Kredisi Kullanımının Kolaylaşması
  • 2. Cep Telefonu, Beyaz Eşya, Araba, Konut Mülkiyeti
  • 3. Yurtdışına Turist Akını
  • 4. Asgari Ücret, Ücretler ve Aylıklar - ile "açlık sının” ve "yoksulluk sının” kavramları
  • 5. Yaşlılık Aylıklarında Asgari Düzeyin Artırılması
  • 6. Yoksullara “Yardım”
  • 7. Doğalgaz ve Elektrikte Sübvansiyon
  • 8. “Bedava” Doğalgaz
  • 9. Emeklilere Dinî Bayramlarda İkramiye
  • 10. Emeklilikte Yaşa Takılanlara Emeklilik Hakkının Tanınması
  • 11. Devletin Prim Ödeyerek Sosyal Güvenliğin Finansmanına Katılması
  • 12. Sağlık Hizmetlerinin Özelleştirilmesi
  • 13. Yeşil Kart Uygulaması
  • 14. İşsizlik Sigortası Uygulaması Başladı
  • 15. Üniversite Kapılarının Sonuna Kadar Açılması: Üniversite ve Üniversite Öğrencisi Sayısı
  • 16. Toplum Yararına Programlar ve İşbaşı Eğitim Programları
  • 17. Ücret Ödenmediğinde İş Durdurma Hakkı
  • 18. Uluslararası Sözleşmelerin Doğrudan Uygulanırlık Kazanması
  • 19. Özel Güvenlik Görevlilerine Sendikalaşma Hakkı
  • 20. Yeni Türk Ceza Kanunu Kabul Edildi
  • 21. Özel Öğretim Kurumlarındaki Öğretmenlere Sendikalaşma Hakkı
  • 22. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü
  • 23. Anayasada 2010 Değişiklikleri
  • 24. Eve-İş-Verme Sistemi İçinde Çalışanlar İşçi" Sayılmaya Başlandı
  • 25. Kamu Çalışanlarının Toplu Pazarlık Hakkı (4688)
  • 26. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (6331)
  • 27. İşçilerin Sendikalaşma Hakkı (6356)
  • 28. Maden İşçilerinin Çalışma Süresinin Azaltılması
  • 29. 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü
  • 30. Kamu Kesimindeki Taşeron İşçileri Kadroya Geçirildi
  • 31. Kadroya Geçirilen Taşeron İşçilerine İlişkin Düzenleme
  • 32. Yeraltında Çalışan Kömür İşçilerine Asgari Ücretin İki Katı Ücret Ödemesi
  • 33. Kamuda Geçici İşçilerin Çalışma Süresi
  • III. AKPNASIL KAYNAK YARATTI?: GÜNÜMÜZDE
  • YAŞANAN EKONOMİK KRİZ
  • Eski Sorunlara Yeni Sorunlar Ekleniyor - AKP İktidarında Dış Borçlar Artırıldı - Türkiye’nin İthalatındaki Patlama - Yabancı Sermayeli Şirketler Türkiye Ekonomisinde Etkisini Artırdı
  • - Cari Açık Büyüyor, Dışa Bağımlılık ve Kırılganlık Daha da Artıyor - Düşürülen Faizlerin Etkileri - Yabancı Turist Sayısındaki Artış - Özelleştirme Gelirleri - Devlet Bütçesinde Faiz Yükü Azaltıldı - Müşteri Garantili İşler ve SGK’nın Açıkları- Devlet Bütçesindeki Açıklar ve Devlet Borçlarındaki Hızlı Artış - Düzce Müftüsünün Vaazı - Fiyatları Kim Belirliyor?
  • IV. AKP İKTİDARLARININ İŞÇİ SINIFI ALEYHİNE UYGULAMA ve DÜZENLEMELERİ........
  • Yükselen Enflasyon ve TÜİK’in TÜFE’si Aracılığıyla Gerçek Gelirlerin Düşürülmesi - Gelir Vergisinde İndirim - Suriyeliler, Afganlar ve Diğer Yabancı İşçiler - İşsizler - gizli işsizlik ve eksik istihdam verilerine güvenilebilir mi? - 4857 Sayılı İş Kanununda İşçi Aleyhine Düzenlemeler - “geçici iş ilişkisi” - “Denkleştirme” uygulaması - ücretli izinle takas – Özel İstihdam Bürolarının Kurulması ve İşçi Kiralama Yetkisi - İş Mahkemeleri Kanunu (7036) - Özel Öğretim Kurumu Öğretmenlerinin Kıdem Tazminatı Hakkı Kaldırıldı - Tazminatlarda Zamanaşımı Süresi Kısaltıldı - Turizm Sektöründe Denkleştirme - Grev Hakkına kısıtlama - Covid-19 Salgını Sürecinde Kabul Edilen Kanunlar - Kıdem Tazminatı Fonu ve Belirli Süreli İş Sözleşmesi Girişimi - İşsizlik Sigortası Fonu’nu Nasıl Kullandılar? - Sendikal Örgütlenmeye Müdahale - İşçi Sendikalarında İşkolu Sayısının Azaltılması - Baraj Altında Kalan Sendikalara İlişkin Düzenleme - Sendikacıların Siyasal Faaliyetine Kısıtlama - Yasal Grevler ve Grev Ertelemeleri - İşçileri ve Kamu Çalışanlarını İnciten Tavır ve Davranışlar - Ekonomik ve Sosyal Konsey - İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği - Meslek hastalıkları
  • Sonuç: OLASI GELİŞMELER
  • - bıçağın kemiği delmesi ve “minderin tutuşması"

Reading Passage

(s. 9-10, 11)

...

Ayrıca mutluluğu daha fazla tüketimde aramaya şartlandırılan ve israfa batan insanlar, dayanışma geleneğinden koparak bireycileşmekte, bencilleşmekte, depresyona girmektedir. Bunalıma düşen insanlar antidepresanlara sığınmaktadır.

Türkiye’de de nüfusumuzun küçük bir bölümünü oluşturan bir kesim, akıl almaz bir lüks ve israf içinde yaşarken, farklı düzey ve biçimlerde sıkıntı yaşayan insanların sayısı ve oranı hızla artmaktadır. Halkımızın büyük bölümü kendilerinin ve çocuklarının geleceklerine ilişkin ciddî kaygı duymaktadır. Gençler arasında Türkiye’den kaçma eğilimi giderek daha da güçlenmektedir.

İnsanların, kalıcı biçimde huzur ve refah içinde yaşayacakları bir Türkiye ve ardından da yaşanabilir bir dünyanın kurulması ancak kitlelerin bu ihtiyacı hissetmesine ve bu uğurda örgütlü mücadeleye girmesine bağlıdır. Kitlelerin bu sürece katılması ise ancak sorunların aşılabilmesi için mevcut düzen içinde başka çare kalmadığının yaşanarak anlaşılmasıyla mümkündür.

Bazı muhalif kesimlerce on yıllardır yapılan “yoksulluk edebiyatı”, gerçek durumu yansıtmadığından insanların büyük bölümü günümüzde giderek artan sorunlarını mevcut düzen içinde çözme çabasını sürdürmektedir.

...

“İnsanların” kısa vadeli çıkarları ve mutlak yoksullaşma dönemi

Ancak son yıllarda, giderek derinleşen ekonomik kriz, etkilerini hissettirmeye başlamıştır. Kısa vadeli çıkarlar dikkate alındığında, geçmişte insanları memnun etmiş olan bazı uygulamalar, orta ve uzun vadedeki olumsuz etkileri nedeniyle, artık günümüzde insanlara zarar vermektedir. Halkın büyük çoğunluğu için, “elindekini hızla kaybetme” veya “mutlak yoksullaşma"" dönemine girilmiştir.

Türkiye tarihinde ilk kez, nüfusun giderek daha da büyük bir bölümünü oluşturan işçi sınıfı, önümüzdeki kısa vadede, çok hızlı ve kapsamlı bir mutlak yoksullaşma, kendisine hak olarak gördüğü hayat standardında hızlı bir gerileme, yıllar içinde kazanılmış demokratik hak ve özgürlüklerine yönelik ciddî saldırı tehditleriyle karşı karşıya kalacaktır.

Bu büyük dönüşüm sürecinde AKP’nin ve işverenlerin uyguladıkları ve derinleşen ekonomik kriz koşullarında büyük olasılıkla uygulayacakları politikaları incelemek ve insanların bunlara karşı olası tepkilerinin Türkiye’nin geleceği açısından etkilerini araştırmak gereklidir.

Türkiye’nin toplumsal - siyasal geleceği ve işçi sınıfı Halkın en büyük kesimini, işçisi, memuru, sözleşmeli personeli, işsizi ve emeklisiyle işçi sınıfı oluşturmaktadır. Bu nedenle, olası gelişmelere karşı tepkisiyle Türkiye’nin toplumsal ve siyasal geleceğini belirleyecek güç, işçi sınıfıdır.

İşçi sınıfı, halkımızın diğer kesimleri gibi, son derece “birikimli”, “ihtiyatlı"", sorun çözme yeteneği son derece gelişmiş, mecbur kalmadıkça risk almayan, sırtında yumurta küfesi taşıyan, “gerçekçi"", görmüş geçirmiş deneyimli insanlardan oluşur. İnsanların huzur ve refah içinde yaşayacakları bir Türkiye, ancak bu büyük kitlenin “bu” ihtiyacı hissetmesi ve bu uğurda çaba göstermesiyle mümkündür.

...

Bir mutlak yoksullaşmanın eşiğindeyiz

2023 yılının ikinci yarısında çok farklı koşullardayız. Türkiye tarihinde ilk kez, güvenilmez resmî verilere göre bile işçi sınıfının Türkiye’de gelir getirici bir işte çalışanların yüzde 70’in- den fazlasını oluşturduğu koşullarda, çok ciddî ve hızlı bir mutlak yoksullaşmanın eşiğindeyiz. Bu mutlak yoksullaşma, işçi olarak çalışmak isteyen işsizleri ve geçmişte hayatını ücretli olarak kazanmış emeklileri de doğrudan etkilemektedir.

İnsanlar, bazılarının sandığı gibi balık hafızalı değildir; kısa vadeli çıkarlarını çok iyi bilirler ve mümkün olan en düşük riskle azamî yarar elde etme çabasındadırlar. Halkımız, onun zekâ, bilgi ve kavrayış düzeyini küçümseyenleri suya götürüp susuz getirecek ve tuz yalattıktan sonra yeniden suya götürüp susuz getirecek kadar kurnaz, akıllı ve uyanıktır. “Saf ayaklara yatma” yeteneklerini, câhillik ve bilgisizlik sananlar büyük bir hata içindedir.

Category Featured Books

Köylülükten Sonra Tarım
Disk Tarihi
Kur’ân Okumaları
Çokuluslu Şirket
Yargı Meselesi Hallolundu
Filozof ve Tiran
"